Eski Uygurlarda Mani Yazısının Gelişimi


Özbay B.

Dil ve Edebiyat Araştırmaları, ss.83-100, 2020 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Basım Tarihi: 2020
  • Dergi Adı: Dil ve Edebiyat Araştırmaları
  • Sayfa Sayısı: ss.83-100

Özet

Manihaizm ve Manihaist metinler hem İran hem de Türk dilleri araştırmacıları için önemli bir çalışma sahasıdır. XX. yüzyılın ilk yarısında Çin’deki Uygur Özerk bölgesinin doğusunda bulunan Turfan Vadisi’nde özellikle Alman arkeoloji ekiplerince yapılan keşiflerde Eski Uygur Kağanlığı döneminden kalan son derece değerli, sayısız el yazması ve arkeolojik parça bulunmuştur. Bulunan bu eserlerin büyük bir bölümü Avrupa’daki müze ve araştırma merkezlerine getirilmiştir. Günümüzde, Manihaist metinlerin saklandığı en büyük arşivler Berlin Brandenburg Bilimler Akademisindeki Turfan Araştırmaları Merkezi ile Berlin Asya Sanatları Müzesinde yer almaktadır. Bu oldukça çeşitli eserlerin bulunduğu büyük arşivlerde Manihaist İran ve Türk külliyatına ait hem dinî hem de din dışı içerikli pek çok yazma eser mevcuttur. Makalemizde, Mani yazısının kökeni, Mani harfleri, sayılar ve diğer işaretlerin metinlerdeki görünümü genel olarak anlatılmıştır. Ayrıca, yazı geleneğinin nasıl geliştiği ve değiştiği hem İran hem de Uygur metinlerinden alınan örneklerle karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Makalede çalışılan eserler temel olarak Berlin Brandenburg Bilimler Akademisi, Turfan Araştırmaları Merkezinin koleksiyonundaki parçalardan oluşmaktadır. Bu çalışmada incelenmiş olan metinler şu şekildedir: M 17, M 172, M 47, Şapuragan metni, M 473, M 475, M 477, M 482, M 472, M 470 (Orta Farsça); M 5, M 6, M 47 (Partça); M 178, M 172 (Soğdca); U 74, Huastuanift Londra ve Berlin fragmanları (Eski Uygurca).