HİKMET YAZILARI


KOÇAK A.

İnsan Yayınları, İstanbul, 2005

  • Basım Tarihi: 2005
  • Yayınevi: İnsan Yayınları
  • Basıldığı Şehir: İstanbul

Özet

Bir dönemin aydınlığa kavuşturulmasında , bu zaman diliminde yaşayan fikir ve edebiyat insanlarının hayatları üzerine yapılan monografik çalışmalar kadar, dönem içerisinde yayınlanan gazete ve dergilerin bilinip ve araştırılması da büyük önem taşır. Çünkü bir dönemin nabzı en çok, o zaman diliminde yayınlanan süreli yayınlarda hissedilir. II. Meşrutiyet sonrası büyük düşünce adamlarından Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi’nin, 1910 – 1912 yılları arasında yayınladığı Hikmet gazetesi de bunların önde gelenlerden birisidir. Hikmet gazetesi sayfalarında edebiyattan felsefeye, tarihten siyasete kadar birçok konuya yer vermiştir. Hikmet’te yayınlanan makale, tefrika ve haberler gazetenin sahibi ve sorumlu müdürü olarak Filibeli Ahmet Hilmi’nin kontrolünden geçmiş, onun üslubundaki zenginlik, düşünce ufkundaki genişlik , Doğu ve Batı felsefesine olan vukûfu tabii olarak gazetedeki yazılara da yansımıştır. Ahmet Hilmi Efendi II. Meşrutiyet’in ilanı üzerine, Fizan’dan İstanbul’a dönerek yayın hayatına atılmıştır. O, vefatına (1914) kadarki altı yıllık sürede kırka yakın kitap, değişik isimlerle sayısı on ikiyi bulan dergi ve gazeteyi çıkartma başarısını göstermiş bir düşünce ve aksiyon insanıdır. Kendi ifadesiyle “Efkâr, zihinlerde medfûn ve mahfî kaldıkça ma’dum hükmündedir, umuma bir faide temin edemez.” Ahmet Hilmi genelde Şark, özelde İslâm dünyasının son iki asırda geri kalmasının sebepleri üzerinde düşünmüş, bu bağlamda İslam Felsefesi ve İslam Tarihi alanlarında müstakil eserler vücuda getirmiştir. Geri kalışımızın sebepleri üzerine fikir yürütmüş ve bunun temelinde “kaht-ı rical”in yattığını söylemiştir. Bunun için öncelikli olarak, kendi değerlerine bağlı, topluma yön verecek, aydın insanların yetiştirilmesi gerekliliğine dikkat çekmiştir. Filibeli, Avrupa’yı tahlil ederken bu medeniyet temelinin dinî ve millî bir taassuba dayandığı görüşündedir. Ancak Batı’ya karşı ön yargılı da değildir. Batı’nın teknik ve eğitim bakımından ileri olduğu ve bunlardan istifade edilmesi gerektiğini söyler. Onun karşı olduğu nokta Batı’nın sahip olduğu kudret ve kuvvet âmillerinin hiç birisine sahip olmadan, körü körüne taklitçiliğe kapılınmış olmasıdır. Esas düşüncesi “Ne taassup, ne kötü taklit” tir. “Hikmet Yazıları” adını taşıyan bu eser, Filibeli Ahmet Hilmi’nin süreli yayınları arasında en uzun ömürlü ve dönemi içerisinde en çok ses getiren “Hikmet” gazetesinin incelenmesinden oluşmuştur. Bu eserde, önce Filibeli’nin hayatı ve eserleri tanıtılmış, sonra da Hikmet gazetesi ele alınarak, gazetenin yayınlandığı dönemdeki konumu tesbite çalışılmıştır. Ayrıca bu eserle beraber, “A’mâk-ı Hayal” romanıyla geniş kitlelerin takdirini kazanmış olan yazarın Hikmet'te tefrika halinde kalan Yunus Emre, Bektaşiler, Aşk-ı Bâlâ, Tasavvuf-i İslâmî gibi edebiyata ait çalışmaları da ilk defa okuyucuya sunuluyor. Yine Filibeli’nin değişik mahlaslarla yazdığı dinî içerikli şiirleri, Elvâh-ı Hayat başlığı altında Fizan hatıralarını konu alan yazıları ve Hikmet gazetesinin çeşitli fihristleri de araştırmacıların hizmetine arz edilmiştir.

ABSTRACT In this thesis I have studied the weekly newspaper “Hikmat” which is edited and published by Shabandarzâde Ahmed Hilmi of Filibeli. This newspaper was printed between 21 of April 1910 and 28 of September 1912 as 77 issues. The thesis is divided in to 5 chapters. In the introduction, the history of Ottoman press and the movements of thoughts are studied until the Second Constitutional the first chapter deals with Ahmed Hilmi’s biography his work and journals that he published. The second chapter deals with the from of Hikmat and the place it occupied among other Journals and newspapers. The third chapter gives a summary of the articles in the Hikmat. The fourth chapter gives a detailed index of the authors, subjects and the titles. The final chapter gives the biographies of the important authors of Hikmat and some examples from their articles. Among these texts the important ones are the works written by Ahmed Hilmi such as “Yunus Amra”, “The Baktashies” and a drama work called “Aşk-ı Bâlâ” (Divinelove).