İç-Doğu Anadolu Bölgeleri Geçişinde Derbent Yerleşmelerine Bir Örnek: Alacahan Derbendi


Eskikurt A. , Garipağaoğlu N.

Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi, ss.185-210, 2008 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Basım Tarihi: 2008
  • Dergi Adı: Türk Dünyası Araştırmaları Dergisi
  • Sayfa Sayısı: ss.185-210

Özet

İç Anadolu-Doğu Anadolu bölgeleri geçişinde konumlanmış olan Alacahan Derbendi, Anadolu’yu boylayan üç ana koldan; İstanbul’dan (Üsküdar) başlayıp, Gebze, İznik, Sapanca, Geyve, Hendek, Ayaş, Düzce, Bolu, Hacı Hamza, Merzifon, Amasya, Turhal, Tokat, Sivas, Hasançelebi, Malatya, Harput, Diyarbakır, Mardin, Nusaybin ve Musul üzerinden Bağdat’a ulaşan yol güzergâhı (orta kol) üzerinde, XVII. yüzyıl ortalarında kurulup gelişmiş bir yerleşmedir. Derbentler, Osmanlı Devleti zamanında esasen, idarî ve askerî amaçlara hizmet eden yerlerdi. Yol güzergâhlarının emniyetinin sağlanması için kurulmuş, nüfuslanmamış, bir kavşak noktası ya da geçit niteliğindeki yerlerin, bir tür koruyucusu durumunda çok amaçlı hizmet mekânlarıydılar. Alacahan Derbendi’nin önemi ise, kuzeyindeki Dere Boğazı’na hakim bir noktada kurulmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Alacahan Derbendi, XVII. yüzyıl sonlarından itibaren önem kazanmaya başlamıştır. 1740’lara gelindiğinde, Alacahan Derbendi’nin sınırları, Kangal-Hasançelebi-Çetinkaya arasında, köy, mezra ve mahalleleriyle birlikte geniş bir alanı kaplıyordu. Tanzimat’ın ilânından sonra birlikte devlet içindeki diğer derbentler gibi, Alacahan Derbendi’nin de bu önemli fonksiyonu kaybolmuştur. Derbendin merkezinde yer alan Alacahan, Cumhuriyet döneminde uzun süre daha önce derbendi içerisinde barındırdığı köylere, nahiye (bucak) merkezliği yaparak, idarî bir görev üstlenmiştir. Türkiye genelinde Bucak merkezlerinin çoğunluğunun idarî fonksiyonlarının kaldırılmasıyla, Alacahan da idarî vasfını kaybetmiştir. 1972’den beri belediye örgütlü bir yerleşme olan Alacahan, yerel idareler arasına katılmıştır. Göç yoluyla sürekli nüfus kaybeden Alacahan, günümüzde küçük bir kasaba niteliğinde belde yerleşmesidir.

The Derbent of Alacahan that is situated on the Inner Anatolia-East Anatolia transition is a settlement founded and developed in the middle of XVII th. century on the route of a road beginning from Istanbul (Usküdar) and ending at Baghdad following the course of Gebze, Iznik, Sapanca, Geyve, Hendek, Ayaş, Düzce, Bolu, Hacı Hamza, Mezifon, Amasya, Turhal, Tokat, Sivas, Hasançelebi, Malatya, Harput, Diyarbakır, Mardin, Nusaybin and Mosul between. Derbents were places serving for administrative and military aims in the Ottoman period. So they were functional serving sites being founded to secure the road routes, by guarding unpopulated crossing points and passages. Similarly, the situation of the Derbent of Alacahan on a ruling point of the Dere Strait to the north is important. In the second half of the XVII th. century it gained importance and in 1740 a large area of villages, arable fields and districts between Kangal-Hasançelebi-Çetinkaya was within it’s borders. By the political reforms of Tanzimat, Derbent of Alacahan lost importance like the others. As being the centre of the derbent, Alacahan had an administrative role in the republic era for a long time as a township centre for those villages previously tied to the derbent. But Alacahan lost this administrative character with the abolishment of the administrative functions of the most of this township centres in Turkey. Since 1972 Alacahan is a settlement having a municipality organization so joined the chain of the other local managements. By migration Alacahan is losing continuously population and nowadays it is a city settlement as a small town.