"Torun Yanaklarındaki Dede, Ana Sırtlarında Hayat İzleri: Hüseyin Su'nun Hikayelerinde Yerli Hayat"


Fedai Ö.

Turkish Studies, cilt.14, ss.77-86, 2019 (SCI Expanded İndekslerine Giren Dergi)

  • Cilt numarası: 14 Konu: 12019
  • Basım Tarihi: 2019
  • Doi Numarası: 10.7827/turkishstudies.15117.
  • Dergi Adı: Turkish Studies
  • Sayfa Sayısı: ss.77-86

Özet


TORUN YANAKLARINDA DEDE, ANA SIRTLARINDA HAYAT İZLERİ: HÜSEYİN SU’NUN HİKÂYELERİNDE YERLİ HAYAT Özlem FEDAİ* ÖZET Post-modernizmin egemen olduğu modern çağ, teknolojinin, dijital dünyanın, ilginçliğin hâkimiyeti adına kalbin ve maneviyatın sustuğu bir zaman dilimi olarak yaşanmaktadır. Bu çağda, “milli” ve “yerli” olan her değer yazık ki hafife alınmakta, gelenekler, inanç ve kutsal olan her şey yok edilmektedir. Buna karşılık “Batılı” veya “yabancı” olan her değer benimsenmeye devam edilmektedir Yine bu çağda sahih olanın kıymeti bilinmemekte, avamın günlük zevkleri ve basit değerleri baş tacı edilmektedir. Söz konusu durum hikâye dünyası için de geçerlidir. Yaşadığımız yüzyılda geleneğin, yerli olanın, hakikatin hatırını gözeten hikâyeciler de mevcuttur. Bu yazarlar, modern hayatın dayattıkları karşısında klasiğin, yerliliğin, geleneğin asaletine sadık kalmıştır. 1960 sonrası Türk hikâyesinde, Türk kültürünün ve yerli hayatın izlerini taşıyan yazarlardan biri de Hüseyin Su’dur. Modern ve postmodern hayat tarzının ve değer yargılarının egemen olduğu 1960 sonrası Türk hikâyesi içinde, “hakikatin, değerin, kutsalın, tükenmekte olanın, geleneğin hatırını gözeten hikâyecilerden biri Hüseyin Su’dur. Yazarın bugüne dek Tüneller, Ana Üşümesi, Gülşefdeli Yemeni ve Aşkın Hâlleri adlı yayımlamış dört hikâye kitabında yirmi yedi öyküsü bulunmaktadır. Onun hikâyeleri, Batılı modern yaşam tarzının dayattıkları karşısında naif ve yerli bir sesle Anadolu insanının yaşantısını, sıkıntılarını yansıtır. Bu çalışmada Hüseyin Su’nun hikâyeleri, temaları ve yansıttıkları Türk kültürüne ait yerli unsurlar üzerinden incelenecektir.

Anahtar Kelimeler: Hikâye, yerli, milli, gelenek, Hüseyin Su.

GRANDFATHER’S TRACES ON THE GRANDSON’S MALARS AND LIFE TRACES ON THE MOTHER SCHOULDERS OR THE “AUTOCHTHONOUS” LIFE IN HÜSEYİN SU’S STORIES ABSTRACT

The age of modernity, dominated by postmodernism, is experienced as an era in which the heart and spirituality are silenced by the dominance of technology, the digital world and the primacy of scurrility. During this time, all "national" and "autochthonous" values are unfortunately underestimated and traditions, beliefs, and anything considered sacred are completely dismantled. In return, "Western" or "foreign" values are persistently assimilated. Furthermore, in this age, the value of the truth is not known, and the daily pleasures and simple values of the simple people are placed on a pedestal. This also applies to the world of stories. Nevertheless, there are storytellers in this century who preserve the memory of tradition, the local and the truth. These writers, despite the impositions of modern life, have remained faithful to the dignity of the classic, the local and the tradition. In the Turkish story writing during post-1960 Period, Hüseyin Su is one of the Turkish writers who examines traces from Turkish culture and local life in his works. Hüseyin Su, one of the storytellers of the truth, of value, of the sacred, of the exhausted, of tradition, of the Turkish story after 1960, when modern and postmodern lifestyle and value judgments dominated. Author’s has twenty-seven stories in his four story books titled Tunnels, The Mother Chill, The Gülşefdel Head Cover and Love’s States which have been published so far. His stories within the Turkish literature reflect the lives of Anatolian people, which is located against what Western modern lifestyle imposed on Turkish society. In this study, Hüseyin Su's stories, his themes will be examined through the local elements of Turkish culture.