Aleviliğin Kurumsallaşma Süreci: Güncel Sorunlar, talepler ve Çözüm Önerileri


YELER A.

Geçmişten Günümüze Alevilik I. Uluslararası Sempozyumu, Bingöl, Türkiye, 03 Ekim 2013, cilt.2, ss.166-188

  • Cilt numarası: 2
  • Basıldığı Şehir: Bingöl
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayısı: ss.166-188

Özet

Aleviliğin kurumsallaşma süreci, 1900’lü yılların ilk çeyreğinden başlamış ve halen devam eden bir süreçtir. 1900’lü yılların başlarında Aleviler hakkında ilk akademik araştırmalar yapılmaya başlanmış ve Aleviler, Cumhuriyetin kuruluşu sürecinde aktif rol alarak kamusal görünürlük kazanmışlardır. 1950’li yıllardan itibaren şehir merkezlerine ve Avrupa ülkelerine göç etmeye başlayan Aleviler, yeni yerleşim alanlarında çeşitli sosyolojik süreçleri tecrübe etmişler ve yapısal dönüşüm geçirmişlerdir. Öteden beri dini bir hareket olarak bilinen Alevilik, şehir ortamındaki yapısal dönüşümle birlikte sosyal, siyasi, dini ve kültürel boyutları olan, çok boyutlu bir kimlik hareketine dönüşmüştür. 1980’li yıllar Türkiye’de kimlik hareketlerinin yoğun yaşandığı bir dönem olmuştur. Bu dönemde Aleviler de Alevi kimliğini sahiplenmişler ve Alevileri temsil etmek amacıyla çok sayıda kurum inşa etmişlerdir.
Günümüzde Alevilerin vakıf, dernek ve federasyon gibi çok sayıda sivil toplum kuruluşları, dergah ve cemevleri gibi dini kurumları vardır. Bu kurumlardan bir çoğu Alevileri temsil ettiklerini iddia etmektedirler ve Aleviler adına devletten talepte bulunmaktadırlar.

Alevilerin günümüzdeki talepleri arasında en önemlileri, Diyanet İşleri Başkanlığının statüsü, zorunlu din derslerinin statüsü, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ve Alevi kimliğinin devlet tarafından tanınması gibi taleplerdir. Hem Alevi kurumlarının kendi aralarındaki farklılıklar hem de devletin yetkili kurumlarının yaklaşımı, Alevilerin tamamını memnun edecek düzenlemeler yapılmasını zorlaştırmaktadır.

The institutionalization process of Alevism has been going on from the first quarter of 1900’s. The first academic researches about Alevism were published in early 1900’s and Alevis had an active part in the establishment process of Turkish Republic and thanks to this they gained public acceptance. Alevis had begun to migrate from rural areas to the city centers and some European countries in 1950’s and they faced some different sociological process that can be described as structural transformation. Alevism was known as a religious movement for centuries however in the city centers it was transformed into an identity movement which include religious, social, cultural and political dimensions. The identity movements were quite popular in Turkey in 1980’s. Alevis began to explore Alevi identity and they established a lot of institutions in order to represent Alevism. At the present day Alevis have a lot of institutions such as associations, foundations, federations and Cem houses (cemevi). Some of the institutions of Alevis have been claiming that they represent the Alevis and they have some demands from the state. The status of Religious Affairs Department, status of religious lessons in schools, the recognition of Cem houses as place of worship by the state and the recognition of Alevi identity by the state are some of the most important demands of Alevis. The institutions which claim to represent Alevis have different approaches to describe Alevism and they have differences in their demands. Both of the differences among the Alevi institutions and the approach of the state are making the institutionalization of Alevism difficult.