Müzik 4.0 ve Ötesi: Müziğin Üretimi ve Alımlanmasında Dijital Dönüşüm


Güven U. Z.

IX. Ulusal Sosyoloji Kongresi, Ankara, Türkiye, 19 - 21 Eylül 2019, ss.23

Atıf İçin Kopyala
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayısı: ss.23

Özet

Müziğin değişen toplumsal konumu ve işlevleri, insanlık tarihi boyunca toplumların üretim şekilleri ve üretim ilişkilerinin birer izdüşümü olmuştur. Bir müzik parçasının bestelenme, temsil, alımlanma ve tüketim aşamaları, ortaya konuldukları dönemin ve üretildikleri toplumun özelliklerini bünyesinde barındırma kapasitesine sahiptir. Buradan hareketle Endüstri 4.0 çağı olarak ifade edilen dijital dönüşüm çağında, müzik sanatının da üretimi ve tüketimine ilişkin süreçler değişime uğrayarak, artırılmış gerçeklik, gömülü sistem ve şeylerin interneti gibi bir dizi terim yardımıyla açıklanmaya başlamıştır. Bu çerçevede bu çalışmanın amacı, müzikle biçimlenen güncel toplumsallıkların tespitinde bütüncül bir yaklaşım benimseyerek, müziğin hem üretim hem tüketim aşamalarına nüfuz eden dijital dönüşümün etkilerini analiz etmektir. Bu doğrultuda çalışmanın konusu, internet çağında dijital yazılımlarla şekillenen müziğin üretimi ve yeni iletişim teknolojileriyle şekillenen müziğin tüketimine ilişkin süreçleri içermektedir. Belirtilen amaç ve konudan hareketle, İstanbul’da Şubat 2018 ile Ocak 2019 arasında niteliksel araştırma yöntemleri kullanılarak yürütülen çalışmada, müziğin üretimiyle ilgili olarak beste ve icralarında dijital teknolojileri kullanan yedi müzisyen; müziğin tüketimiyle ilgili olarak ise yalnızca internet üzerinden müzik dinlemeyi tercih eden on genç yetişkin ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elektronik bazlı müzik bestecileri ve icracılarının, bilgisayar ya da ‘laptop müzisyeni’, ‘ses kütüphanesi kullanıcısı’, ‘DJ’ gibi kendi içlerinde, eğitim ekollerinden bağımsız bir mesleki saygınlık hiyerarşisi gözetmeleri, önceki kuşak bestecilerden farklı olarak Youtube kanalı başta olmak üzere eser paylaşımına izin veren çeşitli sosyal medya hesaplarını etkin kullanmaları, çalışmanın müziğin üretimindeki dönüşümlere ilişkin temel bulguları arasındadır. Ayrıca, müzik dinleme pratiklerinin Spotify başta olmak üzere daha ziyade çevrimiçi ‘müzik akışı’ hizmeti sağlayan dijital platformlar üzerinden sağlanmasının, milyonlarca müzik eserine ‘istenilen anda erişim’ imkânı ve ‘kişiye özel dinleme listesi’ sağlayan yapay zeka algoritmaları gibi özelliklerden beslendiği açığa çıkmıştır. Sonuç olarak, müziğin tüketimi, çağımızın geçici ve akışkan yapısına uygun olarak dinleyici için hazırlanan ve yenilenen dijital ara yüz sunularıyla şekillenmektedir. Müziğin üretimindeki dönüşüm ise, arka planda ritim, tempo, gam kullanımını ayarlayan, hatta doğaçlamaya izin veren eşlik yazılımı bir kez kodlandıktan sonra ‘insansı özellikleri artan besteleme programları’ aracılığıyla, müzisyeni adeta robotsu özellikleri artan bir insana yakınsatmaktadır.