Kent Planlamasında Mikrobölgeleme Haritaları / Microzonation Maps for Urban Planning


Creative Commons License

ÇELİKBİLEK A. , Sapmaz G.

International Symposium on Natural Hazard and Hazard Management 2016, Karabük, Türkiye, 02 Mart 2016, ss.609-614

  • Basıldığı Şehir: Karabük
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.609-614

Özet

Özet

 

Geleceğe yönelik öngörümler doğrultusunda kentleri tasarlamak olarak tanımlanabilen  kent planlama, son 50 yıl içerisinde kentsel alanların büyük afetlere maruz kalması ile büyük değişime uğramıştır. Afet dirençli kentler oluşturmada en önemli unsurun planlama aşaması ile önceden önlem almak ve zararları azaltmak olduğu kabul edilmektedir. Ülkemizde oldukça geç dönemlerde ve büyük kayıplardan sonra başlayan afet duyarlı planlama yaklaşımları büyük ölçüde 1999 depremi sonrasında gerçekleşmiştir. Böylelikle afet tehlikelerinin eşik sentezleri aracılığıyla planlamaya aktarıldığı dönemden jeolojik, jeoteknik raporların ve mikrobölgeleme çalışmalarının zorunlu olduğu döneme doğru bir geçiş yaşanmıştır. Yapılan yasal düzenlemelerle her ölçekteki planlama faaliyetine esas olmak üzere çeşitli formatlarda yerbilimsel etütlerin yapılması zorunlu tutulmuştur. Birçok farklı analiz içeren bu raporların planlamaya girdi oluşturan çıktıları ise; yerleşimleri yerleşime uygun alanlar, önlemli alanlar, jeoteknik etüt gerektiren alanlar ve yerleşime uygun olmayan alanlar olarak dört sınıfa ayıran yerleşime uygunluk haritalarıdır. Yapılan ampirik çalışmalar, günümüzde mikrobölgeleme çalışmaları yapılsa da arazi düzenlemelerinin özellikle taşımaların ve verilen imar haklarının sınırlanmasının zor olması nedeniyle meskun alanlarda verilen plan kararları aşamasında zayıf kalındığını göstermektedir. Bu çalışma, Türkiye’nin megakenti İstanbul üzerinden kent planlaması ile verilen kararların ve mevcut yerleşim dokusunun mikrobölgeleme çalışmaları ile oluşturulan yerleşime uygunluk haritaları ile uyumluluğunu inceleme amacındadır.

 

Anahtar kelimeler: Mikrobölgeleme, kent planlama, afet duyarlı planlama, risk yönetimi, yerleşime uygunluk

Abstract

 

Urban planning that can be defined as designing the cities according to the foresights for the future has undergone major changes with exposure of urban areas to major disasters for last 50 years. It is agreed that the most important factor of making disaster resilient city is taking precautions and damage reduction with planning process. In Turkey, disaster sensitive planning approach which started quite late and after the great losses has largely taken place right after the major earthquake occuring in 1999. Thus, the transition from period of transferring disaster hazards to the planning through the synthesis of theresholds to period that geological, geotechnical and microzonation reports are compulsory has been experienced. Making geological surveys in various forms in order to be basis for planning activities in every scale has been obliged by the laws. The outputs of these different analyzes filled reports providing inputs for planning are the site suitability maps which classify settlements in four categories: appropriate areas for settlement, areas for preventive actions, areas require detailed geotechnical survey and inappropriate areas for settlement. Empirical studies show that although microzonation studies have been currently undertaken, plan decisions based on residential areas are quite poor due to the challenges of restricting the development rights, regulating and discharging of those areas. This study aims to examine conformity of planning decisions and existing urban patterns with the site suitability maps produced by microzonation studies in the İstanbul, megacity of Turkey.

 

Keywords: Microzoning, urban planning, disaster risk sensitive land use planning, risk management, suitability maps for site