SPOR FİZYOLOJİSİ BÖLÜMÜNE FAZLA KİLO YAKINMASI ile BAŞVURAN BİREYLERİN ANTROPOMETRİK ve BİYOKİMYASAL ÖZELLİKLERİ


Bulur Ş. , Çeçen S.

Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, vol.15, no.1, pp.29-35, 2014 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 15 Issue: 1
  • Publication Date: 2014
  • Title of Journal : Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi
  • Page Numbers: pp.29-35

Abstract

OBJECTIVE: This study was designed to investigate anthropometric / biochemical variables and to illustrate weight-related differences in outpatients who applied to our clinic for extra weight problems and received exercise prescriptions. MATERIALS and METHODS: The anthropometric and biochemical values were retro-respectively obtained of 604 adult outpatients (18-65 years old). They were divided into four groups according with their body mass index (BMI) values obtained using the bio-impedance method (Tanita BC418): Group 1-BMI 25-29.9 (n=125); Group 2-BMI 30-34.9 (n=191); Group 3-BMI 35-39.9 (n=133); Group 4-BMI >40 (n=155). Differences between variables were accepted to be significant if the p value was less than 0.05. RESULTS: Only 7% of the outpatients of our clinic were males (n=45). Of the study group, 20.6% were heavy weight (n=125), 31.6% were obese Type I (n=191), 22% were obese Type II (n=133), 25.7% were obese Type III (n=155). There were significant differences between these group in the following values: percentage of fat (p<0.001), fat mass (p<0.001), fat free mass (p<0.001), weight (p<0.001), BMI (p<0.001), HbA1c (p<0.001), fasting blood glucose (p<0.001), triglyceride (p<0.001), cholesterol (p<0.019), HDL(p<0.001), LDL(p<0.011), insulin (p<0.001), HOMA(p<0.001) Vitamin D (p<0.05). CONCLUSION: It was concluded that obesity is a serious and growing health problem, and it negatively affects many o the biochemical parameters. Keywords:Body mass index, percentage of fat, obesity

AMAÇ: Bu çalışma, fazla kilo şikayeti ile polikliniğimize başvuran ve egzersiz reçetelendirmesi yapılan hastaların antropometrik ve bazı biyokimyasal değerlerini tespit etmek ve kilo durumuna göre ortaya çıkan farklılıkları göstermek amacıyla planlandı. GEREÇ ve YÖNTEM: 18-65 yaş arası 604 hastanın retrospektif olarak dosyaları incelenerek antropometrik ve biyokimyasal değerlere ulaşıldı. Bioimpedans yöntemi ile vücut kompozisyonları ölçülmüş olan (Tanita BC418) hastalar vücut kitle indekslerine göre (VKİ) Grup 1 (VKİ=25-29,9) (n=125), grup 2 (VKİ=30-34,9) (n=191), grup 3 (VKİ=35-39,9) (n=133), grup 4 (VKİ>40) (n=155) olarak 4 gruba ayrıldı. İstatistiksel olarak P<0.05'den bulunan değerler anlamlı kabul edildi. BULGULAR: Polikliniğimize başvuran 604 hastanın sadece %7'si erkekti (n=45). Çalışma grubunun % 20,6'sı fazla kilolu (n=125), %31,6'sı tip 1 obez (n=191), %22'si tip 2 obez (n=133), %25,7'si tip 3 obez (n=155) olarak saptandı. Bu 4 grup arasında yağ yüzdesi (p<0,001), yağ ağırlığı (p<0,001), yağsız ağırlık (p<0,001), kilo (p<0,001), VKİ (p<0,001), HbA1c (p<0,001), açlık kan şekeri (p<0,001), trigliserid (p<0,001), kolesterol (p<0,019), HDL (p<0,001), LDL (p<0,011), insülin (p<0,001), HOMA (p<0,001) Vitamin D (p<0,05) değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. SONUÇ: Verilerin değerlendirilmesi sonucunda obezitenin her geçen gün daha da artan ciddi bir sağlık sorunu olara karşımıza çıktığı ve bir çok biyokimyasal parametreyi olumsuz yönde etkilediği saptandı.

Anahtar sözcükler:Vücut kitle indeksi, yağ yüzdesi, obezite