Merkez Bankaları ve Covid-19'a Finansal Yanıtlar


Creative Commons License

Kızıl C. , Akman V.

3rd International New York Conference on Evolving Trends in Interdisciplinary Research and Practices, New York, Amerika Birleşik Devletleri, 13 - 15 Kasım 2020, ss.290-295

  • Basıldığı Şehir: New York
  • Basıldığı Ülke: Amerika Birleşik Devletleri
  • Sayfa Sayıları: ss.290-295

Özet

COVID-19 salgını ile birlikte baş gösteren küresel ekonomik kriz, Dünya Foreks (FX) piyasasında önemli çalkalanma ve oynaklıklar yaratmıştır. COVID-19 sonrası para birimlerini korumak isteyen birçok ülke, yurtiçi sektörlere döviz likiditesi sağlamak için Amerikan Doları rezervlerine başvurmuştur. Küresel Amerikan Doları likidite sıkıntısı karşısında, bazı Gelişen Piyasa Ekonomileri (EME) merkez bankaları döviz piyasasına müdahale etmiştir. Değer kaybeden para birimlerini korumak için merkez bankaları takas hatları kurmuş veya genişletmiştir. Bununla birlikte, COVID-19 salgını sonrası Amerikan Doları tüm para birimleri karşısında değer kazanmamıştır. Aksine, savunmasız ülkelerin para birimleri diğer ülkelerin para birimlerinin aleyhinde değer kaybına uğramıştır. Kırılganlığın iki ana kaynağı, döviz rezervlerini aşan döviz cinsinden ihraç edilen borç stokları ve emtia ile enerji ihracatına bağımlılık olmuştur. Amerikan doları, COVID-19 sonrası Avro ve Japon Yeni gibi diğer ana rezerv para birimleri karşısında çok az hareketlilik göstermiştir. Aksine, rezerv para birimlerinde sert bir şekilde düşüş yaşayan enerji ihracatçısı ülkelerin para birimleri olmuştur. Brexit görünümünden etkilenmiş olabilecek İngiliz Sterlini haricinde, diğer rezerv para birimleri Amerikan Doları karşısında çok az hareketlilik göstermiştir. Arjantin ve Türkiye gibi ülkeler döviz rezervlerini aşan dış borçları yüzünden para birimlerinde büyük sessiz düşüşler yaşamışlardır. COVID-19 sonrası ülkelerin merkez bankalarının kullandığı en yaygın “Para Birimine Dayalı Tedbir” araçları arasında “Rezerv Opsiyonu Mekanizması”, “Döviz Türev Limitleri” ve “FX Swap Düzenlemeleri” bulunmaktadır.

The global economic crisis that broke out with the COVID-19 epidemic has created significant turbulence and volatility in the world Forex (FX) market. Many countries seeking to protect their currencies after COVID-19 resorted to American Dollar reserves to provide foreign currency liquidity to domestic sectors. In the face of global American Dollar liquidity shortage, some Emerging Market Economies (EME) central banks have intervened in the foreign exchange market. To protect depreciating currencies, central banks have established or expanded Swap lines. However, American dollar did not appreciate against all currencies after the COVID-19 outbreak. On the contrary, currencies of vulnerable countries have depreciated against currencies of other countries. Two main sources of vulnerability have been debt stocks issued in foreign currencies that exceed foreign exchange reserves and dependence on exports of commodities, especially energy. The American Dollar has shown little activity against other major reserve currencies, such as the Euro and Japanese Yen after COVID-19. On the contrary, countries that experienced a sharp decline in their reserve currencies became the currencies of energy exporting countries. With the exception of the British pound, which may have been affected by the Brexit outlook, other reserve currencies showed little activity against the American Dollar. Because of external debt in excess of foreign exchange reserves, in countries such as Argentina and Turkey, currencies saw large declines quietly. Among the most common "Currency Based Measure" tools used by central banks of countries after COVID-19 are "Reserve Option Mechanism", "Foreign Exchange Derivative Limits" and "FX Swap Regulations".