Bölüm 2- Tedavi Sürecinde Gelişen Yan Etkiler


Creative Commons License

Bıçakçı Z., Koca D.

in: Çocuk Hematolojide Olgularla Akut Lösemiler, Prof Dr Namık Yaşar Özbek,Prof Dr Adalet Meral Güneş,Prof Dr Hale Ören,Prof Dr Hüsniye Neşe Yaralı, Editor, Galenos Yayınevi, İstanbul, pp.396-399, 2021

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Vocational Book
  • Publication Date: 2021
  • Publisher: Galenos Yayınevi
  • City: İstanbul
  • Page Numbers: pp.396-399
  • Editors: Prof Dr Namık Yaşar Özbek,Prof Dr Adalet Meral Güneş,Prof Dr Hale Ören,Prof Dr Hüsniye Neşe Yaralı, Editor

Abstract

Yüksek Doz Siklofosfamid Kullanımı Esnasında Gelişen Uygunsuz Antidiüretik Hormon Salınım Sendromu, Akut Semptomatik Hiponatremi ve Tedavisi

Zafer Bıçakçı, Dilşad Koca

Giriş

Hiponatremi, 130 mmol/L’nin altındaki serum veya plazma sodyumu olarak tanımlanır ve çocuklarda en sık görülen elektrolit anormallikleri arasındadır. Gerçek insidansı bilinmemekle birlikte, hiponatremi sıklıkla çocuklarda hastaneye başvuru sırasında gözlenir ve aynı zamanda hastane içi müdahalelerin sık görülen bir komplikasyonudur (1). Hiponatremi, kanser hastalarında da en sık görülen elektrolit bozukluğudur. Eksikliğin derecesi ve esas olarak geliştiği hız, morbidite ve mortalite ve ayrıca terapötik müdahale açısından önemlidir. Hiponatremi en yaygın olarak hipovolemili çocuklarda, yüksek antidiüretik hormon (ADH) aktivitesi durumunda aşırı miktarda serbest su alımıyla yönetilen gastrointestinal kayıp sebebiyle ortaya çıkar. Hipervolemik hiponatremi çocuklarda daha az yaygındır ve böbrek yetmezliği ve azalmış etkili dolaşım hacmi bozuklukları (nefrotik sendrom, kalp yetmezliği ve siroz) olan hastalarda görülebilir. Övolemili (normovolemi) hastalarda hipotonik hiponatremi nedenlerinin çoğu, ADH aktivitesinin uygunsuz fazlalığından kaynaklanmaktadır. Normal etkili dolaşım hacmine sahip övolemik bireylerde, fazla su alımı tonisiteyi düşürür ve ADH salınımını baskılayarak serbest su atılımına izin verir. Bununla birlikte, normovolemik çocuklarda gereksiz su tutulmasına neden olan uygunsuz, sürekli baskılanmamış ADH salınımı bir dizi bozuklukta görülebilir. Uygunsuz salınım sendromu (SI) ADH ile ilişkili pediatrik durumlar arasında pulmoner (pnömoni, bronşiyolit ve mekanik ventilasyon), santral sinir sistemi (beyin hasarı, enfeksiyonları ve tümörleri) ve endokrin bozukluklar (hipotiroidizm ve kortizol eksikliği) bulunur (1). Ayrıca bazı ilaçlara bağlı uygunsuz ADH salınımı, vazopressin reseptörlerinin artan duyarlılığı veya ADH’nin böbrek reseptöründeki etkisini taklit etmesi sebebiyle hiponatremi ile ilişkilidir. Bunlar arasında kemoterapötik ilaçlar (siklofosfamid, vinkristin ve platin bazlı ajanlar) ve antikonvülsan ajanlar (valproat, karbamazepin ve okskarbazepin) bulunur. Siklofosfamid kaynaklı SIADH, çoğunlukla ilacın yüksek dozlarından (30-50 mg/kg), daha az ise ilacın daha düşük dozlarından (10-15 mg/kg) sonra tanımlanmıştır (2-4).

Kliniğimizde Common-B ALL tanısıyla izlenen, ALL-IC-Berlin-Frankfurt-Münster 2009 tedavi protokolü protokol 2 faz 2’de yüksek doz siklofosfamid kullanımı esnasında uygunsuz antidiüretik hormon salınım sendromuna sekonder akut septomatik hiponatremi (konvülzyon) gelişen hastayı sunmak ve güncel bilgiler ışığında tedavisini tartışmaktır.