Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Sözleşmesinin Tarafları


Çamurcu E.

Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, cilt.21, ss.127-160, 2017 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 21 Konu: 3
  • Basım Tarihi: 2017
  • Dergi Adı: Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
  • Sayfa Sayısı: ss.127-160

Özet

Günümüzde işletmelerin finansman ihtiyacı had safhaya çıkmış durumdadır. Buna karşın, hukukumuzun çizdiği sınırlar içerisinde özellikle teminatlar bakımından çizilen sınırlar, işletme sahiplerinin finansmana erişimini zorlaştırmaktadır. Bu sebeple kanun koyucu, rehin hukukunun temel prensiplerini esneterek alacaklara teminat olarak gösterilebilecek unsurları çeşitlendirme yolunu tercih etmiştir. 

6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu 1 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kanun uyarınca taşınır rehinlerinde ilişkin olarak Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen zilyetliğin nakli şartı aranmaksızın taşınır rehni kurma imkanı getirilmiştir. Ancak hukukumuzun genel sisteminden ayrışan bu sözleşmenin tarafları sınırlandırılmış, bu sözleşmenin herkes tarafından yapılması engellenmek istenmiştir. Bu kapsamda rehin alacaklısı olabilecek kişiler kredi kuruluşları, tacirler ve esnaflar olarak belirlenmiştir. Tacirlerin ve esnafların rehin alacaklısı olabilmesi için rehin borçlusunun da tacir ya da esnaf olma şartı öngörülmüştür. Rehin borçlusu olabilecek kişilerin çerçevesi biraz daha geniş belirlenmiştir. Buna göre tacirlerin, esnafların, çiftçilerin, serbest meslek erbablarının ve üretici örgütlerinin taşınırlarını, zilyetliğin nakli şartına bağlı olmaksızın rehnedebilmeleri mümkün kılınmıştır. 

Nowadays, the need of finding new financing sources has become very important to business owners. However, within the boundaries of our law system, especially within the boundaries of the terms of collateral, it is difficult for business owners to access to finance. For this reason, the legislator has preferred to diversify the elements that can be shown as collateral by bending the basic principles of the pledge law. 

Law on Pledge of Movables in Commercial Transactions (Law No: 6750) was entered into force on 1 January 2017. In accordance with this law, it is possible to establish a pledge of movable without the condition of transferring the possession stipulated by the Turkish Civil Code for the pledges of movables. However, this contract, which differs from the general system of our law, is limited in terms of parties and the principle aim is to prevent this contract from being signed by everyone. In this context, the persons who are able to be pledgee are defined as credit institutions, merchants and tradesmen. For the merchants and tradesmen to be creditors of the pledge, it is necessary that the debtors of the pledge must also be a merchant or a tradesman. The framework of those who may be pledger is defined in a broader way. This law has made it possible for traders, tradesmen, farmers, self-employed professionals and producer organizations to pledge freely their movables without the condition of transferring the possession.