Creative Commons License

Koytak M. E.

Toplumsal Yapı Araştırmaları Sosyal Hareketlilik Atölyesi , İstanbul, Turkey, 31 May 2021, pp.1

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: İstanbul
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.1

Abstract


Avukatlık birçok çağdaş toplumda olduğu gibi Türkiye’de gerçekleştirilen mesleki prestij ölçümlerinde de üst sıralarda yer alır. Bununla birlikte son yıllarda mesleğin bozulduğu, itibarının azaldığı ve güç kaybı yaşadığı yönündeki şikayetler daha sık dile getirilir oldu. Tartışmanın odağında, mesleğin mensupları başta olmak üzere hukuk alanıyla ilgili birçok toplumsal fail tarafından dillendirilen, bu anlamda farklı ve hatta zıt konumlardaki faillerin dahi ittifak ettiği esas neden olarak avukat sayısındaki artış yer alıyor. Sayısal artış bozulmanın nicel tarafını oluştururken nitel tarafına gelince yine ittifaken, hukuk fakültelerindeki eğitimin bilhassa vakıf üniversiteleriyle birlikte zayıflamasına işaret ediliyor.

Bu çalışma, avukatlık etrafında giderek artan bu tartışmanın hem varlığının hem boyutlarının işaret ettiği ve örttüğü mesleki dönüşümü, yakın tarihten bugüne mesleki tabakalaşma açısından değerlendirmeyi amaçlıyor. Mesleki tabakalaşma bu meselede iki bakımdan önem kazanıyor: Birincisi, mesleğin bütün bir toplumsa yapı içinde tabakalaşması bakımından avukatlık yakın döneme kadar, eğitim, bürokrasi ve çalışma dünyalarıyla ilişki içinde muhkem ve muteber bir konum kazanmayı ve elde tutmayı başarmış bir meslek olmuştur. Cumhuriyet’in ilanını müteakip gerçekleştirilen inkılaplar, yargı alanını bürokrasi içinde tahkim ederek yeni bir hukuki sermaye tanımlamış; avukatlığın itibarının yükselişini mümkün kılacak şekilde mesleki tekel ile bürokratik denetimi iç içe geçirmiştir. Eğitim alanındaki sosyo-kültürel filtrelerin meslek ve bürokrasi alanında hakim konumlarda bulunanlar tarafından uzun yıllar dar tutulmasıyla birlikte avukatlık, bir tür devlet soyluluğunu paylaşan bir meslek olagelmiştir. Ancak 1990’lardan bu yana hem yükseköğretim alanında yaşanan kademeli ama hızlı genişleme, hem de çalışma hayatında belli sektörlerde bürokrasiden ziyade sermayenin ağırlık kazanması nedeniyle avukatlık devletten piyasaya doğru yapısal bir geçişe sahne olmaya başlamıştır. Bu noktada mesleki tabakalaşmanın ikinci anlamı olarak meslek içinde tabakalaşma süreci, bu piyasalaşmayla iç içe gelişmektedir: Bir yandan hukuk alanının gerektirdiği eğitsel ve kültürel sermaye biçimleri mahalli-uluslararası ayrımında görüldüğü gibi dönüşmüştür. Diğer yandan büro sahipliği ile bağlı çalışma ayrımında belirginleşen eşitsiz sermaye ilişkileri avukatlıkta son yıllarda farklı konum ve statülerin oluşumuna yol açmıştır. Nihayetinde meslek içinde muhtemel güzergahların ve becerilerin çeşitlenmesi bakımından hukuk meslekleri alanı bilhassa son on yılda artan derinlikte bir farklılaşmaya sahne olmaktadır ve olmaya devam edecek gibi görünmektedir. Avukat sayısındaki artış ve hukuk eğitiminin zayıflaması gibi sıkça başvurulan nedenler toplumsal yapıda dar, tekelci ve cemaatvari bir yerden geniş, rekabetçi ve eşitsizlikçi bir yere geçişteki anomiyi anlamlandırma noktasında iş görmektedir.

Bu çalışmada avukatlığın yakın tarihten bugüne yapısal dönüşümünü takip ederken resmi belgeler ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının açık verileri kullanılmıştır. Son yıllarda artan meslek içi tabakalaşmanın bir göstergesi olarak Legal 500 sitesinde yer alan Türkiye merkezli 106 hukuk bürosunda çalışan 1319 avukatla ilgili açık kaynaklardan derlenen temel veriler incelenmiştir. Ayrıca, farklı kuşak ve çalışma şartlarından 12 avukatla yapılan derinlemesine mülakatlar sayesinde mesleki faillerin yaşanan dönüşümü içeriden nasıl deneyimleyip hangi yorum ve eylem şemalarını işe koştukları incelenmiştir. Nihayetinde, mesleğin bozulduğu ve itibar kaybı yaşadığı yönündeki söylemi mümkün kılan nesnel konumların toplumsal topografyasına dair bir tasvir sunulacaktır.