HÜSEYİN SADETTİN AREL’İN AYDINLANMIŞ VE ROMANTİK MİLLİ BESTEKÂRININ MÜZİĞİ; TÜRK MUSİKİSİ


Dural S.

Türkiyat Mecmuası: Journal of Turkology, cilt.29, ss.27-44, 2019 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 29 Konu: 1
  • Basım Tarihi: 2019
  • Doi Numarası: 10.18345/iuturkiyat.560161
  • Dergi Adı: Türkiyat Mecmuası: Journal of Turkology
  • Sayfa Sayısı: ss.27-44

Özet

Hüseyin Sadettin Arel (1880-1955), 1943’te ilmi kurul reisliğini üstlendiği İstanbul Belediye Konservatuvarında ve buradan ayrıldıktan sonra kurucusu olduğu İleri Türk Musikisi Konservatuvarı Derneğinde, müzik sahasında geçerlilik kazanabilecek, bilimsel söylemin kıstaslarına uygun bir bakış açısı geliştirmeye çalışmıştır. Bu bağlamda ulus devletin vatandaşları tarafından pedagojik eğitim-öğretim düzleminde paylaşılabilecek ve yine bu doğrultuda insanın merkezî konumunun dâhilinde onun duygularını muhatap almada yetkin kompozitörler-bestekârlar yetiştirmeye zemin oluşturabilecek bir müzikal perspektif sunmayı amaç edinmiştir. Arel için bu perspektif, bir bakıma sanatsal yaratımın en nihayetinde bulunan bireyler doğurabilecek bir müzik olgusu inşasının garantörü konumundadır. Arel, “Türk musikisi” olarak adlandırdığı müziği, pozitivist ve rasyonel frekanslarla etkileşime girerek doğa kanunlarına, idealist ve romantik frekanslarla etkileşime girerek de tarihsel zemin ve ilerleme-gelişim mottolarına dayandırmıştır. Türk müziğine duyduğu ve mistik bağlamda anlamlandırılabilecek aşk duygusu bile bu bahsedilen ilişkisel zeminle etkileşim içerisindedir. Bunlardan hareketle Türk müziğinin makamsal yapısıyla birlikte armoniye -özellikle hali hazırdaki Avrupa müzik yazısı ‘nota’ tarafından formal ve içeriksel mahiyeti belirlenmiş- Batı müziği de dâhil diğer dünya müziklerine kıyasla daha çok uyumlu olduğunu belirtmiştir. Bahsedilen nitelikleri haiz olan “Türk musiki”sinin yaratım platformunda söz sahibi yegâne merci ise milli hassasiyetleri bünyesinde barındıran bestekârdır. İşte bu bestekârın müziği “Türk musikisi”, yaşanılan yeni toplumsal ve bireysel perspektifin etkileşime girdiği olgulardan birisidir. Söz konusu makalenin vurgu noktası ise bahsedilen bu müziğin Arel’in düşünsel-eylemsel zeminleri ve toplumsal-bireysel ilişkileri dâhilinde değerlendirilmesi gerektiğidir.