EDEBİYAT ESERLERİNİ ANLAMAK ve YORUMLAMAK İÇİN FARKLI BİR YÖNTEM: EİNFÜHLUNG TEORİSİ


ANAR T.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERGİSİ, cilt.48, ss.23-46, 2013 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 48 Konu: 48
  • Basım Tarihi: 2013
  • Dergi Adı: İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERGİSİ
  • Sayfa Sayısı: ss.23-46

Özet

Einfühlung teorisi, Almanya’da 19. yüzyılın ikinci yarısında ortaya 
çıkan ve özellikle sübjektiv estetik alanında önemli bir merhaleyi 
gösteren estetik anlayışıdır. “Einfühlung”, sanat eserini bütün 
yönleriyle açıklayacak bir anlayışa sahip olmasa da, sanat eserlerini 
değerlendirirken süjenin etkinliğini dikkate almayan görüşlerin bazı 
eksik yönlerini açıklayıp eleştirerek estetiğin alanını genişletmiştir. 
Einfühlung teorisine göre süje (insan), objeler ile içten kavrayıcı bir 
etkinlikle özdeşleşir. Bu özdeşleme, süjenin kendi duygularında büyük 
bir değişime sebebiyet verir. Böylece insan, kendi dışındaki varlıkları 
farklı bir yöntemle tanır, onlar sayesinde kendinde “bedii bir tahavvül” 
yaşar. İnsanın özellikle hemen her türlü objeyle bu türden bir 
özdeşleşme yaşayabilmesi, onları kendi içinde yeniden ve kendi 
duygularıyla yaşaması hadisesi, edebiyat eserlerinin çeşitli yönlerden 
alımlanma ve açıklanmasına yardım edecek niteliktedir. “Einfühlung”, 
İngilizce’ye “empathy” olarak çevrildikten sonra popüler bir terim 
olarak psikoloji alanında sıklıkla kullanılır. Makalede, aslında 
“Einfühlung” ve empatinin tam anlamıyla birbirlerinin yerine 
kullanılmasının niçin mümkün olmadığına dair bazı dikkatler de 
sunulmaktadır. 
 
 
As an aesthetic understanding which emerges in Germany in the 
second half of 19th century, Einfühlüng theory is an important stage 
especially in the field of subjective aesthetic. “Einfühlung” does not 
suggest a whole explanation for all aspects of a work of art, but still 
expands the field of asthetic by criticising and explaining deficiencies 
of the approaches that ignore the effectiveness of subject. Subject 
(human), according to Einfühlung theory, identifies with objects with a 
receptive effectiviness. This identification causes great changes in 
emotions of the subject. Thus, man knows the external things by a 
different way and because of them, experiences an “aesthetic 
transformation” in himself. The ability of man to identify with every 
kind of object, and to experience them with his own emotions in 
himself is useful for reception and explanation of literary works from 
different aspects. “Emphaty”, as translation of “Einfühlung” in 
English, is frequently used as a popular term in psychology. In this 
article, it is tried to explain that is impossible to use the terms of 
“einfühlung” and “emphaty” interchangeably