Süreklilik ve Değişim Arasında Düşünce ve Hayat


YILDIRIM A.

Süreklilik ve Değişim Kavramları Çerçevesinde Belâgat-ı Osmaniye ve Talîm-i Edebiyat'a İlişkin Bazı Notlar, Başpınar A., Şentürk M. , Editör, Yedirenk Kitapları, İstanbul, ss.71-93, 2010

  • Basım Tarihi: 2010
  • Yayın Evi: Yedirenk Kitapları
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Sayfa Sayısı: ss.71-93
  • Editörler: Başpınar A., Şentürk M. , Editör

Özet

Tanzimat'ın ilan edilmesiyle Osmanlı Devleti'nin siyasi olarak kabul ve ilan ettiği Batılılaşma süreci esas itibariyle İslam medeniyetinden Batı medeniyet dairesine bir geçiş denemesidir. Bu geçiş sürecinin temel karakteri, eski-yeni karşıtlığı şeklinde ifade edilebilecek bir düalizmdir. Söz konusu düalizm, ilim anlayışı ve eğitim kurumları söz konusu olduğunda, medrese-mektep karşıtlığı şeklinde tezahür etmiştir. Sözü edilen geçiş süreci, genelde İslam özelde ise Türk tarihi dikkate alındığında, kuşku yok ki yeni bir durumdur. Bu yeni durum, muhtelif alanlarda yeni meseleleri ve bu meseleler karşısında farklı tavır alışları gündeme getirmiştir. Bu çerçevede gündeme gelen meselelerden biri de Arap dili esas alınarak sürdürülen geleneksel dilbilim ve belâgat çalışmalarının yerine Türk dilinin gramer ve belâgat kurallarının tespiti ve bu istikamette yeni eserlerin telif edilmesi meselesi olmuştur. Bu mesele karşısında geleneğin sürekliliği ve değişimine yaptıkları vurgu bakımından birbirinden görece farklılaşan muhtelif tavırlardan bahsedilebilir. Bu çalışmada, Tanzimat'ın ilanından sonra kaleme alınan Belâgat-ı Osmaniye ve Talîm-i Edebiyat isimli eserler, yukarıda bahsedilen yeni durum karşısında iki farklı tavır alış şekli olarak okunacaktır. Bu amaçla, öncelikle yeni bir durum olarak Türk dilinin belâgat kurallarının tespit edilmesi meselesine kısaca temas edilecek, ardından Osmanlı ilim dünyasına intikal eden ve bu dünyayı önemli ölçüde belirleyen belâgat geleneğinin teorik çerçevesi ana hatlarıyla ortaya konmaya çalışılacaktır. Akabinde söz konusu metinlerin, bu gelenekle olan ilişkisi değişim ve süreklilik kavramları dikkate alınarak gösterilecektir. Bu çerçevede makalenin temel iddiası, Belâgat-ı Osmaniye'nin, incelediği meselelerin tamamında olmasa da teorik düzeyde klasik belâgat geleneği içinde düşünülmesi gereken bir metin olduğu, bu bakımdan söz konusu gelenekle ilişkisinin süreklilik kavramıyla açıklanabileceği tezidir. Talîm-i Edebiyat ise belâgat geleneğini muhtelif bakımlardan dönüşüme uğratmıştır. Dolayısıyla belâgat geleneğiyle olan ilişkisi, süreklilik değil değişim kavramı öne çıkarılarak açıklanmalıdır.