Endülüs Tıbbının Anadolu'daki Kabulü: İbn el-Baytar Tercümeleri Örneği


Creative Commons License

Yavuz M.

Osmanlı Bilimi Sempozyumu, Sakarya, Türkiye, 4 - 05 Aralık 2019, ss.46

  • Basıldığı Şehir: Sakarya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayısı: ss.46

Özet

Günümüz biyolojisinde Homo sapiens olarak tasnif ettiğimiz insanoğlunun yeryüzüne ayak bastığı andan itibaren, gerek bireylerin gerekse bireylerin oluşturduğu ailelerin veya türlü düzeyde toplulukların beden sağlıklarını korumak amacıyla asgari bir tıp ve ecza bilgisine ihtiyaç duyduğu kesindir. Bu cihetle ister küçük kabileler düzeyinde ister medeniyetlerin temsilcisi büyük devletler düzeyinde tıp ve eczacılığın nazarî (Yun: θεωρία), amelî (Yun: πρᾶξις) ve tatbikî (Yun: ποίησις) yönlerini kapsayan bir bilgi kümesi diğer bilimlerdeki veya sanatlardaki bilgi kümelerine göre önceliğe sahiptir. İslam medeniyetinde tıp ve eczacılık alanlarında verilen eserlerin içeriklerini günümüzle kıyaslayarak, nazarî bilginin günümüzde daha çok tıp felsefesi tarafından; amelî bilginin farmakoloji, farmakognozi, tıbbî bitkiler, botanik, biyomühendislik ve tıbbî cihaz üretimi gibi daha farklı alanlarda; tatbikî bilginin ise tıpkı usta-çırak ilişkisindeki gibi uzman tabiplerden pratisyen tabiplere aktarılacak şekilde hasta başında, hastane içinde ele alındığını söyleyebiliriz. Orta Çağ diye adlandırılan dönemde İslâm coğrafyasında tıp ve eczacılığın dayandığı iki temel, Akdeniz-Mezopotamya havzasında neşet etmiş teoriler ve yerel pratiklerdi. Bu anlamda Endülüs'te,-esasında nispeten daha Doğu'da ortaya çıkmış ve Maşrık Tıbbı olarak isimlendirdiğimiz tıp ve ecza bilgisi-bir müddet sonra gelişip evrilerek nispeten daha Batı'da, Mağrip Tıbbı olarak adlandırılan bir disiplin hâline geldi. Endülüs'ün meşhur âlimlerinden İbn el-Baytar (1197-1248), Mağrip'ten, Kitab el-Cami el-Müfredat el-Edviyye ve'l-Ağziyye (Basit İlaçlar ve Gıdalar Hakkında Kapsayıcı Kitap) isimli eserini vereceği Maşrık'a göç etti. İbn el-Baytar'ın bu eseri, bir müddet sonra, Aydınoğulları Beyliği ve akabinde Osmanlı Devleti gibi siyasi teşekküller altında hizmet veren ve âlim hüviyetine sahip farklı mütercimler tarafından Türkçe'ye tercüme edildi. Bu çalışmada, Osmanlı tıbbına Endülüs etkisini İbn el-Baytar'ın meşhur eseri ve Eski Anadolu Türkçesi'ne tercümeleri arasındaki nicel farklar üzerinden açıklamaya dönük genel bir çerçeve çizilecek olup, Anadolu'da niçin İbn Sina'nın değil de İbn el-Baytar'ın eserinin bu kadar revaçta olduğu sorusuna da cevap aranacaktır