Konstrüktivizm (Sosyal İnşacılık) Kuramı Bağlamında Afrika Birliği


Creative Commons License

TANDOĞAN M.

İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi (İTOBİAD), cilt.4, ss.634-650, 2015 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 4 Konu: 3
  • Basım Tarihi: 2015
  • Dergi Adı: İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi (İTOBİAD)
  • Sayfa Sayıları: ss.634-650

Özet

Sosyal bir varlık olan insanın başından geçen olaylar sonucu edindiği tecrübeler, beşeri
hayattaki örgütlenme gerekçelerini değiştirebilmekte veya çeşitlendirebilmektedir. Yaşanan bu süreç devam ettiği müddetçe ulusal veya uluslararası örgütlenmelerin de hızla artacağı aşikârdır. Zira toplumları oluşturan fertlerin karşılıklı etkileşimiyle bu sürece dahil olan farklı kesimlerin çıkarları ve kimlikleri birleşince daha geniş alanları kapsama ve kolektifleşme eğilimi görülmektedir. Bu durum, bir örgütün bünyesinde barındırdığı ülkelerin çıkarlarını ve kimliklerini diğerleriyle yakınlaştırma eğilimi içerisine girerek, bu süreci yapıcı manada ilerletmekte ve ortak çıkar ile ortak kimlik olgusunun kapsadığı alanın da genişlemesini sağlamaktadır. Dolayısıyla uluslararası bir örgüt, zamanla kendi üyelerinden özerklik kazanıp, uluslararası sistemde kendi başına siyasi bir aktör olabilme yoluna girebilme gücüne ulaşabilmektedir. Bu yönüyle konstrüktivizm kuramı, uluslararası dengeler açısından temel birimlerin yalnızca devletler olmadığını; devletlerin çıkar ve kimliklerinin belirli bir tarihî süreçle şekillenmesi yanında Afrika Birliği’nin de yapısı gereği bu sistemin bir unsuru olduğunun altını çizmektedir.
 

The experiences, which people as social beings accumulate, diversify and transform their aims of organization in social life. As this process prolongs, the number of national and international organizations shall increase rapidly. The interactions of individuals who make up societies combine with the identities and interests of different segments of people and produce a process of collectivization. This situation results in countries in an organization draw their identities and interests closer with others and enlarges the common space of identity and interest. Therefore, an international organization gains autonomy from its own members and transforms into a political actor on its own in international system. The constructivist theory underlines that states are not the only primary units in international arena, that the identity and interests of states shape through historical process and that African Union is a part of this system.