Afet Duyarlı Planlamada Yerbilimsel Verilerin Kullanımı


Çelikbilek A. , Sapmaz G.

8 Kasım Dünya Şehircilik Günü 39.Kolokyumu, Trabzon, Turkey, 05 November 2015, vol.2, pp.1018-1046

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • Volume: 2
  • City: Trabzon
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.1018-1046

Abstract

Keywords: urban planning, urbanization, disaster sensitive planning, disaster risk reduction, geoscience data 

Kent planlaması ve uğraşı alanı ile ilgili günümüze değin birçok tanım yapılmıştır. Bunların büyük çoğunluğu kent bilimci Thomas Adams‟ın yaptığı “toplumsal ve iktisadi gereksinimleri göz önünde bulundurarak kentlerin fiziksel gelişmelerine yön vermek” tanımlamasında olduğu gibi ekonomik ve toplumsal amaçlar için mekânın gelecekteki kullanımının yönetilmesi temeline oturmaktadır. Bu tanımlamalar, kente bakış açısının ve kentlerde meydana gelen faaliyetlerin değişmesine paralel olarak zamanla değişmiştir. Önceleri görkemli yapılar, geniş yollar ile kentleri güzelleştirme aracı olarak görülen planlama zamanla kentin işlevlerinin gelişmesiyle bu işlevleri yerine getirecek fiziki yapının planlanması haline gelmiş, sonrasında kentin mekânsal özelliğinin yanı sıra toplumsal ve ekonomik bir yapı olduğu görüşünün gelişmesiyle kapsamlı planlama anlayışı gelişmiş, daha sonra ise; kentlerin sahip olduğu kompleks ilişki ağları nedeniyle sadece kendi sınırları içerisinde ele alınmasının yetersiz olduğu kabul edilerek bölge planlaması anlayışı gelişerek zamanla bu görüşe planlamanın siyasal boyutları da eklenmiştir.

Küresel düzeydeki kentsel rekabetin gelişmesi tüm bu tanımlamaların üzerinde stratejik planlama anlayışını geliştirse de gelişmekte olan ülkelerde çoğu zaman ekonomik gelişme ön planda olduğu için planlama, yine ekonomik gelişmenin gerek duyduğu fiziksel düzeni sağlamaya yönelik olmuştur. Ancak, bu süreçte hem kentlerin mevcut şartlarının etüt edilmemiş olması sonucu ağır kayıplı doğal afetler hem de taşıma kapasitelerinin belirlenmemiş ve gerekli önlemlerin alınmamış olması sonucu insan kaynaklı afetler yaşanmış, kayıplar verilmiş ve çevresel yapı bozulmuştur. Yaşanan tüm bu gelişmeler, planlamanın çevre duyarlı ve sürdürülebilir olmasının sağlanması ile birlikte afete duyarlı hale getirilmesi ihtiyacını doğurmuştur.

Afet duyarlı planlama faaliyetleri, farklı gelişmişlik düzeyine sahip ülkelerde farklı düzeyde ilerlemiştir. Örneğin, Kobe Konferansı öncesinde ülkelerden alınan risk azaltma için ülkelerde nasıl yasal ve kurumsal yapılar bulunduğuna ve ne tür faaliyetler yürütüldüğüne dair raporlar incelendiğinde Türkiye‟nin afet riski azaltma konusunda diğer ülkelere göre oldukça geride olduğu görülmektedir. Bu gerilik ve başarısızlığın altında yetersiz analiz/sentez süreçleri, yanlış planlama kararları, hızlı kentleşme ve planlara uygun gelişmeyen kaçak yapılaşma ile birlikte önceliğin kalkınmaya verilmesi nedeniyle birlikte bazı ekonomik gelişmeler için çevrenin, sermayenin ve insanların feda edilmesi yatmaktadır. 

Türkiye‟de planlama sistemi içerisinde afet duyarlı planlar ve afet dirençli kentler üretmek için son dönemlerde yasal düzenlemeler ile somut bazı adımlar atılmıştır. Ancak, planlamada mevcut yasal düzenle jeolojik- jeoteknik etüt yapımı ve planlamaya entegrasyonu zorunlu kılınmadan önce de benzer yerbilimsel veriler toplanmakta, analiz ve sentez süreçlerinde değerlendirilerek planlamaya aktarılmakta ve bu bilgiler plan raporlarında yer almaktaydı.

Bu bildirinin amacı, Türkiye‟de tarihsel süreç içerisinde afetler ile ilgili yapılan çalışmaların ve bunların planlama ile entegrasyonunun incelenmesi ve yapılan çeşitli planlar ve gerçekleştirilen uygulamalar üzerinden sorunların tartışılmasıdır.

Anahtar Kelimeler: şehir planlama, kentleşme, afet duyarlı olanlama, afet risk azaltımı, yerbilimsel veri