Itrî’nin Segâh Ayini’nin Alti Nota Nüshasi Üzerinde Makamsal Bir İnceleme


TAN A. , Uruş Kır D.

RAST MÜZİKOLOJİ, cilt.2, ss.19-30, 2014 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 2 Konu: 2
  • Basım Tarihi: 2014
  • Dergi Adı: RAST MÜZİKOLOJİ
  • Sayfa Sayıları: ss.19-30

Özet

Bir zikir şekli olan sema, Mevlevilik’de mukabele şeklinde icra edilir. Mevleviler, sağ ellerini yukarıda, sol ellerini aşağıda tutmak suretiyle sağdan sola doğru kendi eksenlerinde ve geniş perspektifte meydanın etrafında sema ederlerken; mutrıb1, dini musikinin ayin formundaki eserlerini icra eder. Mutrıbın ses verdiği Mevlevi Ayinleri dört selamdan oluşur. Bu selamlardaki ritm değişmeleri, geçkiler; zikrin ahenkli bir şekilde devam etmesine yardımcı olur. Tarih, birçok ayin-i şerife tanık olmuştur. Bunların bazıları yüksek sanat değeri nedeniyle rağbet görmüş ve nesillerarası naklolunmuş; bazıları ise sanat zevkine hitap etmediklerinden icra dahî edilmemiştir. Yüksek sanat zevkine hitap ederek günümüze kadar gelebilen ayinlerden biri Itrî’nin segâh makamında bestelediği ayin-i şeriftir. Itrî’nin segâh ayini tespit edilebilen, (ikisi 1900-1950, kalanı ise 1950-2012 tarihleri arasında kaleme alınmış) altı farklı nota nüshasıyla günümüze ulaşabilmiştir. Bu çalışmada ayinin eldeki tüm nota nüshaları 17.-18. yüzyılların segâh makamı algısı üzerinden değerlendirmeye tabi tutulacaktır. Böylece 80 yıllık sürede notalarda ne gibi farklılıkların olduğu tespit edilecektir.

A zikr type called sema was performed as Mukabele in Mevlevi tradition. While Mevlevis were performing sema in their own axis and around the square in a broader perspective keeping their right hands up and left hands down, mutrıb used to play works of religious music in Ayin form. Mevlevi Ayins consist of four selams. Rhtymic changing in this selam supports zikr to go on in harmony. History has witnessed many Ayin-i Şerif. Some of them because of their high art value were demanded and transferred to other generations but the others were not even performed as they did not have high art value. One of the ayins which was able to come our age by appealing high art value is Ayin-I Serif composed by Itri as Segah Maqam. At the present there are six different nota versions (two of them were written between 1900-1950, four of them were written between 1950-2012). In this study all versions of ayin will be compared with the perception of segah maqam of the 17th-18 th centuries. Thus, the kind of differences in the versions will be tried to determine.