İstanbul`un Uluslararası Finans Merkezi Olma Stratejisi ve Yaratacağı Dönüşüm Etkisi


ÇELİKBİLEK A.

DÜNYA ŞEHİRCİLİK GÜNÜ 36. KOLOKYUMU, Ankara, Türkiye, 01 Ekim 2013, ss.73-95

  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.73-95

Özet

İSTANBUL’ UN ULUSLAR ARASI FİNANS MERKEZİ OLMA STRATEJİSİ ve YARATACAĞI DÖNÜŞÜM ETKİSİ

Küreselleşmenin etkilerini kuvvetli bir şekilde hissettirdiği 21.yy’ da, ekonomi politikaları da çoğunlukla ülkelerin bütünü üzerinden değil, dünya ekonomisine eklemlenmek üzere ayrı ayrı stratejiler geliştiren bölgeler, kentler ve daha alt kademedeki yerel birimler üzerinden geliştirilmektedir. Dünya kentleri arasında bu stratejiler ile elde edilen başarılar, gösterilen ilerlemeler de yine ülkeler bazında değil, kentler bazında sıralanmakta, böylece her kent üstlendiği kimlik ile küresel düzlemde elde ettiği başarıya göre değerlendirilmektedir. Tüm bu süreçte kentler için geliştirilen stratejilerde temel amaç; kentlerin küresel düzlemde kendini gösterecek bir dünya kenti olması, dünya ekonomisine eklemlenebilmesi ve dolayısıyla kentsel mekanlarda da ‘dünya kenti’ne uygun değişim ve dönüşümler meydana getirmesi üzerine kurgulanmaktadır. Elbette ki bu aşamada ‘dünya kenti’nin çizdiği imaj, kendisi için seçtiği kent kimliği, diğer dünya kentlerinden farklı özellikleri, bunları pazarlayabilmedeki başarısı en önemli unsurlar haline gelmiştir. Çünkü günümüzde küresel düzlemdeki rekabette yer edinebilmek için salt güçlü ekonomi yeterli görülmemektedir. Bu nedenle de kentler üstlendikleri bu ekonomik role ilişkin stratejiler üretirlerken, üretim- tüketim ilişkilerini yeniden kurgulamakta, dünya kenti rolünü üstlenen bu kentleri üretim sektörünün omurgası olan sanayi alanlarından kurtararak, hizmet sektörü ağırlıklı stratejiler kurmakta ve bu gelişimi kültürel etkinlikler ve turizm ile desteklemektedir. Bu çaba, kentin dünya kenti imajına sahip hale getirilmesinin yanı sıra, kente yüklenen hizmet sektörü ve üst düzey çalışanların, kalifiye işgücünün ihtiyaç duyacağı kalitede yaşam alanları oluşturma amacına da hizmet etmektedir. Dolayısıyla, kenti bir dünya kenti haline getirebilmek için, bu kentin çok uzmanlaşmış, farklılaşmış ve çeşitlenmiş bir ekonomiye sahip olmasının yanı sıra, kentsel mekanlarının da hizmet ettiği kentin farklı gruplarına hizmet eder hale getirilmesi gerekmektedir.

Ekonominin küreselleşmesi özellikle prestij içerikli ‘flagship’ (öncü –bayrak) projelerin önünü açmıştır. Böylece, büyük sermaye gerektiren yatırımlar dünya kenti olma yolunda ilerleyen bu kentlerde ortaya çıkmaya başlamış ve çoğunlukla iş merkezlerine yönelik projelere yönelinmiştir. Bu süreç, çoğunlukla küresel bir yeniden yapılanma süreci ile kente yabancı yatırımları ve prestij içerikli öncü projeleri çekme üzerine kurgulanmaya başlamıştır. Aynı zamanda kentsel dönüşüm, kentlerin küresel ekonomiye eklemlenebilmesi, dünya kenti olabilmesi için mekanın gerektiği gibi, dünya kentine ‘layık’ şekilde değiştirilmesi, dönüştürülmesi için en etkin araç olarak görülmeye başlanmıştır.

Türkiye’ de özellikle metropol kentler üzerinden geliştirilen dünya kenti imajının en yoğun olarak kurgulandığı kent; İstanbul’ dur. Halihazırda Türkiye’ nin finans merkezi olan İstanbul, aynı zamanda bölgesel konumu gereği, Doğu Avrupa, Orda Doğu, Orta Asya ve Kuzey Afrika bölgeleri için de önemli bir ekonomik faaliyet alanıdır. İstanbul, bölge finansal kaynaklarının toplanması ve diğer bölgelere yönlendirilmesi işlemlerinin rahatça yürütülebileceği bir konuma sahiptir. Coğrafi ve tarihi özellikleri, jeopolitik önemi nedeniyle I.Dünya Savaşı’ na kadar dünya kenti niteliğine sahip olan İstanbul, savaş sonrasında kaybettiği bu özelliği 1990’ larla birlikte tekrar kazanabilmek için stratejiler üretmeye başlamıştır. Bu stratejiler İstanbul’ un bir çok alanda geliştirilmesini tetiklemiştir. Bu konuda en somut adımların atılması 2007- 2013 dönemini kapsayan, 9. Beş Yıllık Kalkınma Planı’ nda İstanbul Uluslar arası Finans Merkezi’ nin oluşturulması ile ilgili stratejilere yer verilmesi ile atılmıştır. Yapılan çalışmalar sonrasında, 2009 yılında yapılan İstanbul Çevre Düzeni Planı’ nda Uluslar arası İstanbul Finans Merkezi için 5 adet alternatif bölge belirlenmiş ve süreç sonunda Ümraniye ve Ataşehir ilçeleri sınırları içerisinde kalan bölge finans merkezi için en uygun alan olarak belirlenmiştir.

İstanbul Finans Merkezi için yer seçiminin Ümraniye ilçesi sınırları içerisinde yapılmasına rağmen, proje adının Ataşehir Finans Merkezi olarak geçiyor olması bile bu projenin, İstanbul için bir dünya kenti imajı oluşturmanın ve bu imajda prestiji ön plana çıkarma çabasının göstergesi olarak kabul edilebilir. Halihazırda Ataşehir bölgesinin, İstanbul’ un prestijli konut alanlarının yükseldiği bir alan olması, bu bölgede yaratılan prestijin İstanbul Finans Merkezi için olumlu bir etki yaratacağı beklentisinin temelini oluşturmaktadır. Bu bölgedeki yeni ve prestijli yapıların, oluşturulan prestijli yaşam çevresinin aynı zamanda finans sektörü çalışanlarının ihtiyaç duyacağı kalitede mekanların sağlanabilmesi açısından da oldukça önemli bir rol oynadığı açıktır. Mevcutta oluşturulmaya başlanan bu çevrenin kalifiye işgücünün ihtiyaç duyacağı yaşam ve donatı alanlarını sunarken aynı zamanda küresel düzlemde son dönemlerde ön plana çıkan mimari tarzları yansıtması ile İstanbul’un dünya kenti imajına da katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Ancak uluslar arası bir finans merkezi kurmanın etkileri bu kadar sınırlı bir mekana yansımayacaktır. Bu etkiler, farklı çalışan kademeleri, farklı gelir seviyeleri, farklı sosyal gruplar ile farklılaşacak ve tüm İstanbul’ da hatta İstanbul’un etkileşimde bulunduğu yakın çevresinde de mekansal bir takım değişim ve dönüşümlere yol açacaktır. Proje ile bölgede hızla artan birim fiyatların doruk noktalarına ulaşmaya başlaması, rant artışına bağlı olarak kentsel arazi bulma imkanının azalması ve proje alanının yakın çevresinden başlayarak bölgede bir takım dönüşümler yaşanması oldukça kuvvetli bir olasılıktır. Bu nedenle her ne kadar proje alanının çevresinde prestijli, finans sektörü çalışanlarının taleplerini karşılayabilecek bir takım yaşam alanları bulunsa da bu, o bölgenin mekansal olarak bir değişim ve dönüşüm geçirmeyeceği anlamına gelmemektedir.

Bildiri ile, kentlere yapılan prestij projeleri ile ekonomik bir takım yararlar sağlamak, kentin imajını güçlendirerek küresel düzlemdeki rekabet gücünü artırmak amaçlarıyla kentsel mekanları değiştirip dönüştürmenin yanı sıra, bu projelerin yapıldığı bölgelerdeki yerel hayatın, yerel dokunun nasıl bir değişime uğrayabileceğinin incelenmesi ve gerek dünya örnekleri üzerinden, gerekse incelenen Ataşehir Finans Merkezi örneği üzerinden bu etkilere karşı ne takım stratejiler geliştirilmesi gerektiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır.

Çalışmada öncelikle yapılacak olan literatür taraması ile bir finans merkezinin ne tür mekansal gerekliliklere ihtiyaç duyduğu ve beraberinde mekanda ne tür değişim ve dönüşümler getirebileceği belirlenecektir. Daha sonra ise; İstanbul Uluslar arası Finans Merkezi stratejisi incelenecek ve uluslar arası düzlemdeki önemli finans merkezlerine sahip kentler ile İstanbul karşılaştırılarak, İstanbul’un uluslar arası bir finans merkezi olabilme kapasitesi değerlendirilecektir. İstanbul ile ilgili genel bir değerlendirmeye varılmasının ardından İstanbul Çevre Düzeni Planı ile İstanbul Uluslar arası Finans Merkezi için önerilen 5 bölge, kendi aralarında değerlendirilerek kısaca her bir bölgenin sağlayacağı avantaj ve dezavantajlar belirlenecektir. Tüm bunların değerlendirilmesinden sonra ise; nihai yer seçim kararı olan Ümraniye ilçesi sınırlarındaki Ataşehir Finans Merkezi’ nin yer seçim kararı çevresi ile ilişkili olarak değerlendirilecektir.

Daha önce de belirtildiği üzere, kentsel mekan, kullanıcılarının taleplerine, yaşam tarzlarına göre şekillenmektedir. Bu nedenle, Ataşehir Finans Merkezi Projesi’ nin yakın çevresinde yaratacağı dönüşümün boyut ve özelliklerinin belirlenmesi de burayı kullanacak olan grup ile yakından ilişkilidir. Bu nedenle, finans merkezi projesinin proje alanı çevresinde yaratacağı dönüşümün boyut ve özelliklerinin belirlenebilmesi için, finans sektörü çalışanlarının konutları için yer seçimi yaparken hangi özelliklere ne derecede önem verdiğinin, yaşayacakları mekanlarda ve çevrelerinde ne tür donatıların varlığını aradıklarının bilinmesi gerekmektedir. Bu nedenle , çalışma kapsamında sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için, henüz çok fazla örneği gerçekleşmemiş, iş merkezlerinin prestij odaklı kentsel dönüşümde yer almasının doğal süreçlerle yaşandığı,İstanbul’un mevcut finans merkezi olma özelliği taşıyan ve yüksek yapılaşma ve prestij içerikli iş kulelerinin ana cadde boyunca yapılmaya devam ettiği Levent – Maslak aksı üzerinden bir çıkarım yapılması hedeflenmiştir. Bu amaca yönelik olarak, bu bölgede bulunan banka ve firma genel müdürlüklerindeki finans sektörü çalışanları ile konut alanları yer seçiminde göz önünde bulundurulan kriterler üzerine yapılacak olan anket çalışması ile Ataşehir bölgesinin finans sektörü çalışanlarının beklentilerini ne derece karşıladığı değerlendirilecek ve beklentilerin karşılanmadığı noktalarda mekanın ne şekilde değişip dönüşebileceği belirlenecektir.

Anahtar Sözcükler: İstanbul Finans Merkezi, Ataşehir Finans Merkezi, dünya kenti, dönüşüm