ÇAĞDAŞ ULUSLARARASI SİSTEMİN KAYNAĞI VE İLK DÖNEMİ OLARAK İSPANYA-PORTEKİZ ATLANTİK SİSTEMİ, 1493-1648


BAL F. , ELİK S.

Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, cilt.16, ss.88-117, 2014

  • Cilt numarası: 16 Konu: 1
  • Basım Tarihi: 2014
  • Dergi Adı: Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi
  • Sayfa Sayısı: ss.88-117

Özet

Uluslararası ilişkiler teorrileri ve dış politika kuramları, uluslararası sistemdeki değişim ve sürekliliğe farklı yaklaşmışlardır. Uluslararası sistem konusu, daha çok uluslararası ilişkiler nazariyelerinden en önemlisi olan realist paradigmanın bir alt başlığı ya da kavramıyla açıklanmıştır. Bu çalışma uluslararası sistemin yapısına, birimler arasındaki etkileşime ve onların savaş ve barış ya da işbirliği ve çatışmalar üzerindeki etkisine yoğunlaşmaktadır. Özelde bu makale, modern uluslararası sistemin ilk merhalesi olarak gördüğümüz ve„İspanyol-Portekiz Atlantik Sistemi‟ olarak adlandırdığımız sistemin oluşumunu ve çağdaş uluslararası sistemin oluşumuna katkısı ve etkinlik düzeyini ele almaktadır. Çalışmada İspanyol-Portekiz Atlantik Sisteminin iki önemli aktörü olan İspanyol ve Portekiz monarşilerinin ilk batı yayılmacılığının önderleri olması ve koloniler oluşturmaları sırasında kullandıkları sistematik ilişkiler, ilişki kurma kababiliyetleri (interaction capacity) ele alınmıştır. İlk dönem batı yayılmacılığı (1490-1870) olarak tasnif edilmiş ve 1490 larda başlayan keşifler çağının modern uluslararası sistem üzerindeki etkisi ikili ilişkiler mikro düzeyde değerlendirilmiştir. Bu dönem Avrupa yayılmacılığının ilk dönemi (1490-1870) olarak belirlenmiş böylece İspanyol-Portekiz yayılmacılığı Avrupa monarşlerinin oluşumunda en önemli aktörler olarak değerlendirilmiştir. Her ne kadar XV ve XVI. yy.lara odaklanılsa da sistemde ki güç değişimini açıklamak için, çatışma ve savaş konuları XIX. yy.la kadar taşınmıştır. Çalışmanın en önemli katkılarından biri de pasif durumda olan Avrupa monarşilerinin halen milli devletler (Westphalian System) sisteminde nasıl etkin rol oynadığına vurgu yapmak ve postkolonial dönemdeki çok