Denizli İlbadı Mezarlığı Zaviyeleri


Pektaş K.

XVIII. Türk Tarih Kongresi, Ankara, Turkey, 1 - 05 October 2018, vol.1, pp.675-702

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • Volume: 1
  • City: Ankara
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.675-702

Abstract

Günümüzde Batı Anadolu’nun önemli şehirlerinden olan Denizli’nin Türklerin eline kesin olarak geçtiği 13. yüzyılın başlarından itibaren ciddi denebilecek bir iskan faaliyetine tâbi tutulduğu anlaşılmaktadır. Şehrin iç kalesinin kuzeybatı yönündeki geniş alan bugün İlbadı Mezarlığı yada Eski Mezarlık adlarıyla bilinmektedir. Kitabesine göre son şeklini 18. yüzyılda aldığı anlaşılan moloz taş duvarlarla kuşatılan bu alanın ilk olarak hangi tarihten itibaren mezarlık olarak kullanılmaya başladığı kesin olarak bilinememekle birlikte mezar taşları en erken 13. Yüzyılın ortalarına işaret etmektedir. Ancak halkın Mehmet Gazi Türbesi olarak bildiği yerde ortaya çıkarılan, planıyla Anadolu Selçuklu medreselerinin düzenlemesini tekrarlayan yapı, bu çevrenin başlarda eğitim amaçlı bir yerleşim olduğunu düşündürmektedir. Mehmet Gazi Türbesi’nin de bulunduğu yapının hemen alt kısmında yine kazı ile ortaya çıkarılan zaviye, bu düşüncemizi desteklemiştir. Temel seviyesinin biraz üzerinde günyüzüne çıkarılan zaviye, tek kubbeli iç mekânıyla Beylikler devri Anadolu zaviyelerinin bir benzeri olarak karşımıza çıkmaktadır. Mezarlığın aşağı kısmında devam eden kazılarda iki zaviye daha ortaya çıkarılmıştır. Plan düzeni itibarıyla birbirine benzeyen bu iki zaviye, kuzey-güney yönde uzanan dikdörtgen planlı uzun ve geniş mekâna bitişen ve aynı yönde konumlanmış daha kısa ikinci mekândan meydana gelen planları ile yine Beylikler dönemi zaviyelerinin farklı bir varyasyonunu tekrarlamaktadır. Kazılar sırasında ele geçen sırlı ve sırsız seramikler ile büyük kısmı anonim sikkeler zaviyelerin son kullanımları için 14. ve 15. yüzyıllara işaret etmektedir. Tarihi kaynaklardan Denizli’de özellikle Ahi zaviyelerinin varlığı bilinmektedir. Ancak Selçuklu ve Beylikler döneminin bu önemli tesislerinden hiçbiri günümüze ulaşamamıştır. Dolayısıyla kazıyla günyüzüne çıkarılan bu yapılar sadece Denizli için değil Anadolu Türk tarihi ve sanatı için de önemli bir yere sahiptir. Bu bildiride ortaya çıkarılan yapılar, küçük buluntularıyla birlikte detaylı olarak tanıtılacak ve Türk Sanatı içindeki yeri karşılaştırmalı olarak açıklanacaktır.