KATAR DIġ POLĠTĠKASI VE ARAB BAHARI


ERMAĞAN İ.

CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ, vol.12, no.2, pp.300-320, 2014 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 12 Issue: 2
  • Publication Date: 2014
  • Title of Journal : CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ
  • Page Numbers: pp.300-320

Abstract

As the Middle East and the Persian Gulf is the energy centre with global 
impact, this region can be regarded as one of the main research topics in the 
international relations. This article focuses on the importance of Qatar in the Middle 
East policies and discusses its approach towards the Arab Spring. The country, which 
abandoned its traditional role as mediator and neutralist foreign policy and switched 
over to active interventionism, gained some importance as an influential actor, but had 
tore consider its attitude after the civil war in Syria and the coup d'état in Egypt. The 
Qatari case shows that both democratic and geopolitical developments intersect and 
global, regional actors and sub-national actors determine this process. This study 
claims that if there is a probability of change of the current regional order due to the 
peoples' demands then there is also a risk. Qatar can reach its political goals, only if it 
is able to manage its foreign policy, symbolically representing a zigzag course within a
magic square consisting of “old order, new demands, global balance and regional 
power relations balance”.
Orta Doğu Bölgesi ve Basra Körfezi, dünyanın enerji santrali olduğundan 
uluslararası ilişkilerin ana araştırma konularından biridir. Makale, Katar’ın Orta 
Doğu politikalarındaki yeri ve önemini aktararak Arap Baharı sürecinde izlediği 
politikalara odaklanmaktadır. Dış politikasındaki arabuluculuk ve tarafsızlık ilkelerini 
bu süreçte aktif müdahil tutuma dönüştüren ülke, başlangıçta bölgesel ölçekte etkiler 
kazanmıştır; fakat Suriye’deki savaş ve Mısır’daki askeri darbe ile politikalarını gözden 
geçirme ihtiyacı hissetmiştir. Katar deneyimi göstermektedir ki, demokratik ve jeopolitik 
gelişmeler iç içedir; küresel ve bölgesel aktörlerin siyasetleri ve alt gruplar bu sürecin 
belirleyenleridir. Çalışma iddia etmektedir ki, halkların değişim talepleri yeni bir 
bölgesel düzeni tesis etme ihtimali içeriyorsa burada aynı zamanda bir risk 
bulunmaktadır. Katar, “eski düzen-yeni talepler-küresel dengeler-bölge içi güç 
denklemleri” dörtlüsünde inişli çıkışlı dış politik süreçleri iyi yönetebildiği ölçüde 
hedeflerine varabilir.