Globalization Phenomenon with Economic Political and Cultural Perspective


Kaplan Dönmez N. F. , Kaplan İlhan F. N.

Journal of Current Researches on Social Sciences, vol.8, no.2, pp.23-34, 2018 (Refereed Journals of Other Institutions)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 8 Issue: 2
  • Publication Date: 2018
  • Doi Number: 10.26579/jocress-8.2.3
  • Title of Journal : Journal of Current Researches on Social Sciences
  • Page Numbers: pp.23-34

Abstract

There is no compromised general description of globalization that is used almost everywhere today. Different disciplines define and assess the phenomenon of globalization in different contexts. The phenomenon of globalization is studied in many fields such as sociology, anthropology, economy, policy, history, psychology and media studies. There are specific definitions of globalization in many fields. For instance, globalization in sociology implies that spatial boundaries are abolished in social and cultural field and people are increasingly more culturally homogenous. Economic globalization is regarded as a process that provides for the international integration of goods, services and capital markets. International free trade of goods and services is the most important element of globalization. Most of the multinational corporations that emerged with globalization have the ability to control economic resources in ways that exceed the nation-state. Technology and technology transfer are the basic elements of globalization. Worker-labor-service transfers, technology transfers, information transfers, cultural transfers through media shows that globalization creates a mobile, fluid culture. In that case globalization is a process of cultural transformation which enable free circulation of goods, production tools, services, technology and visual culture. The aim of this work is to discuss globalization, especially with its economic and cultural dimension, and to establish a critical perspective on the identification of existing problems.

Günümüzde neredeyse her alanda kullanılan küreselleşme kavramının üzerinde uzlaşılmış, genel bir tanımı bulunmamaktadır. Farklı disiplinler farklı bağlamlarda küreselleşme olgusunu tanımlayıp değerlendirmektedir. Küreselleşme olgusu; sosyolojik, antropolojik, ekonomik, siyasi, tarihsel, psikolojik ve medya ile ilgili çalışmalarda, kısacası pek çok alanda incelenmektedir. Birçok alanda küreselleşme kavramının spesifik tanımı bulunmaktadır. Örneğin sosyoloji alanında küreselleşme, sosyal ve kültürel alanda mekansal sınırların kalktığını ve insanların giderek daha çok kültürel olarak homojenleştiğini ifade etmektedir. Ekonomik anlamda küreselleşme; mal, hizmet ve sermaye piyasalarının uluslararası bütünleşmelerini sağlayan bir süreç olarak değerlendirilmektedir. Ülkelerarası serbest mal ve hizmet ticareti küreselleşmenin en önemli unsurunu oluşturmaktadır. Küreselleşmeyle ortaya çıkan çok uluslu şirketlerin çoğu, ulus devleti aşan ölçüde, ekonomik kaynakları kontrol etme olanağına sahip olmuştur. Teknoloji ve teknoloji transferi, küreselleşmenin temel unsurlarındandır. İşçi-emek-hizmet transferleri, teknoloji transferleri, bilgi transferleri, medya aracılığıyla yapılan kültür transferleri küreselleşmenin mobilize olmuş, akışkan bir kültür yarattığını göstermektedir. Şu halde küreselleşme; malların, üretim araçlarının, hizmetlerin, teknolojinin ve görsel kültürün serbest dolaşımını olanaklı kılan, hıza ve erişime dayalı bir kültürel dönüşüm süreci olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, özellikle ekonomik ve kültürel boyutuyla küreselleşmeyi tartışmak ve mevcut sorunların tespiti üzerinden eleştirel bir perspektif ortaya koymaktır.