VELAYET SAVAŞLARI: ORTAK VELAYET Mİ? O ZAMAN BARIŞALIM MI?


Koçoğlu S.

IV. Toplumsal Cinsiyet Adaleti Kongresi “Boşanma”, İstanbul, Türkiye, 08 Mart 2018, ss.64-65

  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.64-65

Özet

Boşanma, eşler hayatta iken, kanunda gösterilen sebeplere istinaden bir eşin diğer eşe karşı açacağı dava ile hâkim hükmüyle son verilmesidir (Dural, Öğüz, Gümüş, 2016, s.102; Feyzi Feyzioğlu, 1986, s.102; Akıntürk, Ateş, 2016, s.235).  Bozucu yenilik doğuran haklardan olan boşanma davası açma hakkı, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar arasında yer almaktadır. Bu hak taraflara birçok farklı sonuçlar doğurmaktadır. Karı ve kocanın müşterek çocukları olmadığı takdirde boşanmanın sonuçları yalnızca eşler açısından açığa çıkmaktadır. Eğer eşlerin müşterek çocukları varsa hâkim re’sen ana ve baba ile çocuk arasındaki kişisel ve mali ilişkileri düzenler (Feyzioğlu, 1986, s.381; Köseoğlu, 2005, s. 164; Ceylan, 2006, s.151; Akıntürk, 1977, s.197).  

Boşanmanın çocuğa ilişkin sonuçları kamu düzeninden kabul edilmektedir. Lakin kamu düzeni kuralları arasında yer alması bu konuda eşlerin anlaşma yapmasına engel teşkil etmemektedir. Ancak taraflar anlaşma yapmakta her ne kadar serbest olsalar da bu anlaşmanın geçerliliği hâkimin onamasına bağlıdır. Bir başka ifadeyle, boşanmanın çocuk açısından sonuçlarının kamu düzenine ilişkin kurallar arasında yer almasının yansıması anlaşmanın hâkim tarafından onanmasına bağlılığında kendini göstermektedir. Hâkim velayet, kişisel ilişki ve nafaka konusunda çocuğun yüksek yararını gözeterek ve tarafların iradesini dikkate alarak hüküm kurar (Feyzioğlu, 1986, s.381). 

Türk Medeni Kanunu 182. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ve doktrinde ağırlıklı olan görüşe göre evlilik birliğinin boşanma ile son bulması halinde çocuğun velayetinin ana ya da babadan yalnızca birine verileceği yönünde olup,ana baba çocuğun velayetini birlikte kullanma konusunda anlaşsalar bile kamu düzeni ve kanun maddesi gerekçe gösterilerek ortak velayete ilişkin hüküm kurulması mümkün değildi. Ancak 2016 yılında Türk Hukuk sisteminde boşanmanın sonuçlarından biri olan velayette önemli bir değişikliğe imza atılmıştır. Bu değişiklikle; Türkiye’nin 14 Mart 1985 tarihinde imzaladığı “11 No’lu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme’ye Ek 7 No’lu Protokol”ün onaylanması, 25 Mart 2016 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanan 6684 sayılı kanunla meydana gelmiştir. 

Bu çalışmada çocuğun ailedeki konumu ve ebeveynler açısından konumlandırılışı konuları detaylı olarak ele alınacaktır. Bunun yanı sıra, son zamanlarda çocuğun velayetine ilişkin verilen kararlar doğrultusunda da tek taraflı velayet kararları yerini zamanla ortak velayet kararlarına bırakacağındaki değişim doktrindeki tartışmalar ve Yargıtay kararları ışığında irdelenecektir.  

Anahtar Kelimeler: Boşanma, Çocuk, Velayet, Ortak Velayet