DEALING WITH INTERNATIONAL PROTECTION APPLICATIONS MADE IN ACCORDANCE WITH THE LAW NO. 6458 IN THE TURKISH ADMINISTRATIVE JURISDICTION


Ocak K.

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, vol.23, no.4, pp.363-393, 2019 (Peer-Reviewed Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 23 Issue: 4
  • Publication Date: 2019
  • Doi Number: 10.34246/ahbvuhfd.637681
  • Journal Name: Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.363-393

Abstract

With the Law No. 6458 on Foreigners and International Protection, the refugee/ asylum legislation, which was previously dispersed, has become a whole and has gained a legal basis. The law in question also introduced innovations in the sense of terms. The concept of conditional refugee was chosen instead of the concept of asylumseekers used before the Law No. 6458, which together with the refugee and secondary protection status established international protection types. The administrative jurisdiction is mandated, although there is an exception under the judicial review of the transactions carried out under Law No. 6458. The disputes that occurred after the Law No. 6458, which contained detailed regulations on the procedure for making and evaluating international protection applications, led to the fact that the case law of the administrative judiciary was rich and specific. Since the general competent court is the administrative courts in the proceedings under Law No. 6458, it is important to consider the case law of the administrative jurisdiction in this fi eld both for the development of foreigners’ law and for the foreigners who want to benefit from this law not to lose their rights.

6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ile birlikte daha önce dağınık halde olan iltica/sığınma mevzuatı bir bütün haline gelmiş ve kanuni dayanak kazanmıştır. Söz konusu kanun kullanılan terimler açısından da yenilikler getirmiştir. 6458 sayılı Kanun öncesinde kullanılan sığınmacı kavramı yerine şartlı mülteci kavramı tercih edilmiş, bu kavram mülteci ve ikincil koruma statüsü ile birlikte uluslararası koruma türlerini oluşturmuştur. 6458 sayılı Kanun kapsamında yapılan işlemlerin yargısal denetiminde istisnası olmakla birlikte idari yargı görevli kılınmıştır. Uluslararası koruma başvurularının yapılma ve değerlendirilme usulüne dair ayrıntılı düzenlemeler içeren 6458 sayılı Kanun sonrasında oluşan uyuşmazlıklar idari yargının bu konudaki içtihatlarının zengin ve belirli olmasına neden olmuştur. 6458 sayılı Kanun kapsamında yapılan işlemlerde genel görevli mahkeme idare mahkemeleri olduğu için idari yargının bu alandaki içtihatlarının ele alınması gerek yabancılar hukukunun gelişimi gerek bu kanundan yararlanmak isteyen yabancıların hak kaybına uğramaması için önem arz etmektedir.